Tekfur Sarayı Nerede, Nasıl Gidilir? Tekfur Sarayı Tarihi Ve Özellikleri…

Tekfur Sarayı Nerede, Nasıl Gidilir? Tekfur Sarayı Tarihi Ve Özellikleri… – Gezi Haberleri

Tekfur Sarayı Nerede, Nasıl Gidilir? Tekfur Sarayı Tarihi Ve Özellikleri...

Tekfur Sarayı Nerede, Nasıl Gidilir?

Tekfur Sarayı, İstanbul’da bulunan bir saraydır. Burası İstanbul ilinin Fatih ilçesinde Ayvansaray mahallesinde yer alır. Bu saraya İstanbul’un değişik yerlerinden ulaşmak mümkündür. Bunun yanında direkt Tekfur Sarayına da gidilebilmektedir.

Tekfur Sarayına hususi araçla gidilebileceği benzer biçimde metrobüs ile de gidilebilmektedir. Burası tam olarak Edirne kapı ile Eğri kapı içinde bir yerde bulunmaktadır.

Toplu taşıma aracı ile gidecek olanlar Edirnekapı yönünden otobüs ile Balta hastanesine gelip buradaki duraktan saraya kolaylıkla gidebilmektedir. Bunun yanında Ayvansaray mahallesine metrobüs ile giderek Edirnekapı durağından da saraya gidilebilmektedir.

Tekfur Sarayı Tarihi ve Özellikleri Nedir?

Tekfur Sarayı, İstanbul’un Edirnekapı bölgesinde yer verilmiştir. Burası aslına bakarsak bir saray olarak inşa edilmemiştir. Edirnekapı ile Eğrikapı surları önceki dönemlerde birbirine bitişik şekilde inşa edilmişlerdi. Bu yapılar Bizans dönemine ilişik olan yapılardır. Bir rivayete bakılırsa bu saray Bizans imparatorunun ikamet etmesi amacı ile yapılmıştır.

Tekfur Sarayı 10. yüzyılda inşa edilmiştir. Bu yapı üç katlıdır. Süre içinde çatısı ziyan olmuştur. Tekfur Sarayı, Avrupa ile Bizans mimarisinin özelliklerini taşımaktadır. Kendine özgü yapısı ile dikkat çekmektedir. Bilhassa duvarları ve pencereleri emsalsiz tasarımları ile beğeni toplamaktadır. Buranın hayvanat bahçesi dönüştürülmesi yapının fazlaca fazla zarar görmesine niçin olmuştur.

Sonrasında bu saray cam ve seramik atölyesi olarak da kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminden sonrasında ise yapı restore edilmiş ve ziyaretçilerin gezebileceği zamanı yapılar içinde yerini almıştır. Günümüzde Topkapı Sarayında sergilenen kaşıkçı elması, Tekfur Sarayının çöplüğünde bulunmuş ve Topkapı sarayına getirilmiştir.

Sarayın hangi dönemde yapıldığı ve kimlerin inşa etmiş olduğu ile ilgili kati bilgiler bulunmamaktadır. Bazı rivayetlere bakılırsa burası ek bir saray olarak inşa edilmiştir. Bazı rivayetlere bakılırsa ise bitişiğinde bulunan sarayın hizmetkarlarının kalabilmesi için yapılmıştır.

İstanbul’un fethedilmesinin arkasından saray Osmanlı Devletine geçmiştir. Sadece Cumhuriyet dönemine kadar kullanılmamıştır. 17. yüzyılda hayvanat bahçesi olarak kullanılmaya adım atmıştır. Sonrasında ise yapımevi olarak kullanılmıştır.

Tekfur Sarayı ile ilgili kati bilgiler edinebilmek amacı ile günümüzde hala arkeolojik kazı emekleri yapılmaktadır. Bu sarayın zamanı bir ekip kaynaklarda adı Blakhernai olarak geçmektedir. Buranın ön kısmında minik bir avlu bulunur. Burası taş, tuğla ve çeşitli renklerdeki cepheler ile dekore edilmiştir.

Tekfur Sarayının günümüze kadar yalnızca pavyonu ayakta kalabilmiştir. Pavyonun giriş kısmında dört tane büyük kemer yer verilmiştir. Bu kemerler avluya açılmaktadır. Pencerelerin üst kısımlarında ise süs kemerleri yer verilmiştir.

16. yüzyılda Piri Reisin çizmiş olduğu İstanbul resminde sarayın olduğu görülmektedir. Bu zamanda resmedilirken sarayın çatısı ile yan tarafındaki surların da resimde olduğu görülmektedir. Bu saray ile ilgili en kati zamanı belge Piri Reisin çizdiği bu resimdir.

Bundan ortalama bir yüzyıl sonrasında çizilen bir ekip resimlerde sarayın çatısı bulunmamaktadır. Bu zamanlarda sarayın fil ahırı olarak kullanıldığı ve bir ekip bölümlerinin de harabeye döndüğü ile ilgili belgelere ulaşılmıştır.

Bu belgeler neticesinde sarayın o dönemde hayvanat bahçesi olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Sonrasında ise yapının cam ve çini atölyesine çevrildiği ile ilgili bir ekip belgeler de bulunmaktadır. Ek olarak o dönem sarayda üretilen çinilerin oldukça meşhur olduğu da bilinmektedir.

Burada üretilen çinilerin bir çok 17. yüzyılda meydana getirilen saraylarda kullanılmıştır. Sonrasında ise Tekfur Sarayı cam atölyesi olarak kullanılmaya devam etmiştir. Kaşıkçı elmasının bu saray içinde bulunması tarihe büyük bir yaratı kazandırmıştır.

Yapı içinde bir bodrum bulunur. Burası kat kemerli olarak inşa edilmiştir. Bu kemerler ile bodrum avluya asılı bir halde durabilmektedir. Cephe mimarisi oldukça varlıklı ve emsalsiz bir görünüme haizdir. Süslemelerde tuğla kullanılmıştır. Tekfur Kalesi 1950 yılından sonrasında restore edilmiştir. Bizans mimarisinin sergilendiği ve günümüze kadar gelen mühim zamanı yapılardan biridir.

Saray içinde on iki tonozlu bölüm bulunur. Bu yapı dikdörtgen şekilli bir halde inşa edilmiştir. Sarayın bir tane de avlusu bulunmaktadır. Tekfur Sarayının ahşaptan yapılmış bölümleri de bulunmaktadır. Sarayın birinci katı ve zemin katı içinde değişik zemin uygulamaları kullanılmıştır.

Yoruma kapalı.