Eyüp Sabri Göncü : Türkiye, Biyoteknoloji Alanında Başat Aktörlerden Biri Haline Gelebilir

 

Eyüp Sabri Göncü : Türkiye, Biyoteknoloji Alanında Başat Aktörlerden Biri Haline Gelebilir

 

İlk yerli Kovid-19 aşısı Turkovac da dahil, ülkemiz ve uluslararası arenada salgın hastalıklara karşı üst düzey aşılar üreten Dollvet Biyoteknoloji’nin Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sabri Göncü, “Biyoteknoloji alanında yetiştirilmiş insan ve mevcut merkezler açısından ülke performansı umut veriyor. Ülkemiz, alanında uzman paydaşların ortak gücüyle dünyada bir üs haline dönüşebilir” dedi.

 

Güçlü bir biyoteknoloji kapasitesi bulunan ancak bu alanda etkili olabilecek paydaşların bir araya gelememesinden dolayı potansiyel seviyesine henüz ulaşamayan ülkemiz, buna rağmen yetişmiş insan gücü ve mevcut merkezler açısından yükselen bir ivme çiziyor.

 

Bu merkezlerin başında gelen Dollvet Biyoteknoloji, ürettiği yüksek nitelikli biyoteknoloji ürünleri ile insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması için çalışıyor. Yerli ve milli inaktif aşımız Turkovac ile birlikte ülkemiz ve uluslararası arenada salgın hastalıklara karşı üst düzey aşılar üretiyor. Modern altyapısı, geniş uzman kadrosu ve tecrübesiyle üretim faaliyetlerine devam eden Dollvet Biyoteknoloji üretim kampüsü, alanında dünyadaki en iyi 20 tesisten biri olarak kabul ediliyor.

Biyoteknoloji gibi oldukça karmaşık bir inovasyon sistemini tasarlayarak dünya standartlarında üretim yapabilme kabiliyetine sahip Dollvet Biyoteknoloji’nin Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sabri Göncü Dollvet’i, Türkiye’de hayvancılık, gıda güvenliği ve bunun akabinde biyoteknoloji üretimi ile ilgili bir strateji projesi olarak anlatıyor: “Stratejimiz, öncelikle doğru aşıların üretilmesiyle başlamaktı. Şanlıurfa’dan dünyaya hitap edecek, sadece dünya markası olmakla kalmayıp ülke stratejisinde de rol oynayacak bir kuruluş olma gibi bir idealimiz var.”

 

Dünyada biyoteknolojik ilaç regülasyonlarını erken adapte eden ülkelerin başında geldiğimizi söyleyen Göncü, “Ülkemizde sektöre özel gelişmiş ve uzmanlaşmış aktörlerin ortak bir hedefte bir araya gelmesi ve iyi bir takım oluşturulmasıyla, sadece ilaç alt başlığında da değil, Türkiye’yi biyoteknolojinin her alanında başat aktörlerden biri haline getirebiliriz. Kamu kuruluşlarımız, gelişen yeni nesil şirketler, üniversiteler ile bir bütün içerisinde çalışarak bu mümkün” diyor.

 

Göncü, Türkiye’nin dünyanın farklı noktalarında etki oluşturabilmesinin hiç de ütopik bir hedef olmadığını ifade ediyor ve ekliyor: “Meseleyi sahiplenip, Dollvet gibi biyoteknoloji merkezlerini hepimizin tesisi olarak benimsersek çok daha hızlı yol alabiliriz.”

 

 

 

 

Yoruma kapalı.